16 Haziran 2016 Perşembe

CHP-İŞBANK Hilafet Paralarını GASP Etti



Sakarya'da 1 Ağustos 2012'de geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin çocukları Ahmet Kemal Doğançay ile Ali Kemal Doğançay, avukatları aracılığıyla, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Atatürk'ün 5 Eylül 1938 tarihinde düzenlediği vasiyetnamesi gereğince Ülkü Adatepe'ye bırakılan mirastan doğan alacak ve tazminat miktarının tespit edilmesi için dava açtı.

Mahkemeye sunulan dilekçede, Ülkü Adatepe'nin de aralarında bulunduğu altı kişiye, o zamanın koşullarına göre ayda 200 lira pay verilmesi gerektiğine işaret edilerek, Atatürk'ün manevi kızı Adatepe'ye, 1 Ağustos 2006'da 5 bin 500, daha sonra kademeli olarak 10 bin ve son olarak ölümünden önceki 2012 yılında ise 15 bin lira nema ödemesi yapıldığı belirtildi.

İş Bankası'nın uhdesindeki nakit ve hisse senetleri ile bunlara karşılık gelen CHP'nin hissesi, bankanın ulaşmış olduğu ekonomik büyüklük, sermaye tutarı ve tüm ekonomik varlıkları dikkate alındığında ödenen payın çok düşük olduğu savunulan dilekçede, Atatürk'ün vasiyetnamesinin iğfal edildiğinin ortada olduğu ileri sürüldü.

İhtarname çekilen İş Bankası'ndan verilen yanıtta, vasiyetnamede CHP'nin "mahsup mirasçı", İş Bankası'nın ise sırf para ve hisse senetlerinin nemalandırılmasını temin etmek üzere "vasiyeti tenfiz memuru" olarak yer aldığı aktarılan dilekçede, İş Bankası'nın sorumluluğu CHP'ye yüklediği, CHP'nin ise ihtarnameye yanıt vermediği anlatıldı.

Ahmet Kemal Doğançay

Avukatlarıyla birlikte Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir açıklama yapan Adatepe'nin oğullarından Ahmet Kemal Doğançay, "1939'dan gelen bir şey bu. Burada büyük bir adalet sarayı yapılmışsa hakkın tecelli etmesi gerekiyor. Uzun süre hakkımız yendi. İlk ihtarı çekmeden Kemal Kılıçdaroğlu'na ve bankaya da haber yolladık. Kılıçdaroğlu, ortadan kayboldu" diye konuştu.

Çekilen ihtarda miktarın nasıl belirlendiği hususuna da değinen Doğançay, "İş Bankası'nın durumu belli, bize verilen miktar belli ve bunların hesabı ortada. Hesap uzmanları bunu yaptılar. Siz Atatürk'ün iradesini çiğnerseniz o zaman hiç de para çıkmaz. Yani Atatürk bir şey söylemiş, 'belli bir miktar vereceksiniz' demiş" ifadelerini kullandı.

İş Bankası'nın çekilen ihtarnameye verdiği yanıtı da değerlendiren Doğançay, şunları söyledi: "İş Bankası, 'benim suçum yok' diyor. 'Ben yapmadım' diyor. Kendi üzerinden CHP'ye atıyor suçu. Bunca sene hakkımız yendi. Atatürk'ün iradesi çiğnendi. İstenen rakamın yüksek olduğu öne sürüldü. Oysa bize verilen paralar belli. Bilip bilmeden yorum yapılmamalı."

Ülkü Adatepe'nin çocukları Ahmet Kemal Doğançay ile Ali Kemal Doğançay, 28 Ocak'ta CHP ve İş Bankası'na çektikleri ihtarnamelerle, Adatepe'nin miras payı olan 1 milyon 778 bin liranın kendilerine ödenmesini talep etmişti.

http://www.cnnturk.com/2013/guncel/02/18/chp.ve.is.bankasina.ataturk.davasi/696963.0/


CHP seçim öncesi ‘yavuz hırsız’ rolünde


CHP’nin ‘kapatma’ gürültüsünün altından milyar dolarlık kavga çıktı. Telaşın, Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe’nin çocuklarının CHP aleyhine açtığı 1 milyar dolarlık dava ile aynı şahıslar tarafından yazılan kitaptan kaynaklandığı belirtildi.

CHP’nin trolü, ‘@fuatavni_f’nin skandal yazışmalarının deşifre olmasının ardından ‘CHP kapatılacak’ şeklinde ortaya attığı spekülasyonu önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘Bu konuda hazırlanan bir kitap var’ diye sahiplendi, ardından CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, kitabın Atatürk’ün manevi çocukları tarafından yazıldığını öne sürdü.
Ülkü Adatepe’nin çocukları Ahmet Kemal Doğançay’ın avukatı Osman Ersin Kozanhan ise, “Bir kitap yazılıyor ama içinde kapatmayı gerekli kılacak belge, bilgi yok. CHP seçim öncesi mağdur edebiyatı yapma peşinde” dedi.
1 milyar dolarlık dava
CHP’nin Paralel Yapı ile ilişkilerinin ortaya dökmesinin ardından, Paralel örgütün Twitter’deki ismi Fuat Avni’nin, ‘CHP kapatılacak’ spekülasyonuna sarılan parti yönetimi, Atatürk’ün İş Bankası’ndaki mirası nedeniyle davalık oldukları Ülkü Adatepe’nin çocukları Doğançay Ailesi’ni suçladı. Genel Sekreter Gürsel Tekin, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun gündeme taşıdığı kitabın, Ülkü Adatepe’nin çocukları tarafından yazıldığını söyledi. Miras nedeniyle CHP ve İş Bankası aleyhine 1 milyar dolarlık tazminat davaları Yargıtay’da süren Doğançay ailesinin avukatı Osman Ersin Kozanhan ise yaşananları  anlattı. Kitap yazıldığını doğrulayan Kozanhan, içeriğinde parti kapatmayı gerektirecek bilgiler bulunmadığını, kitabın seçimden önce raflarda olacağını söyledi. Davalarına yönelik de baskı olduğunu belirten Kozanhan, şöyle konuştu:
CHP bize baskı yapıyor
“Ülkü Adatepe’nin çocukları Ahmet Kemal ve Ali Doğançay kardeşlerin avukatıyım. 2012’den beri hukuki süreç devam ediyor. Davayı belirsiz alacak davası olarak açacığımız iddiasıyla hakim usulden reddetti. Nasıl ki tazminat davasını açarsınız red edilir, bir daha hakkınız olmaz. Burada öyle bir şey yok. Bize delilleri toplatmadılar. Baskı yaptılar. Yeni Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Haznedar, İş Bankası avukatıydı. Basına farklı yansıdı red edildi diye. Bizim dava belirsiz olacak mı, yoksa kısmi mi, konusunda dosya Yargıtay’da. Dava devam ediyor.  Gürsel Tekin neye dayanarak partinin kapatılcağı yönünde açıklama yaptı? Söylediğine göre elinde delil olmalı... CHP’nin kapatılmasına dair tek kelime yok kitapta.”
CHP ÇOK SIKIŞTI 27 MAYIS’I ÖZLÜYOR
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği partileri hakkında kapatma davası açılacağı iddiası, siyaset bilimcileri tarafından, seçim öncesi sıkışan CHP’nin kurtuluş için ortaya atılmış bir senaryo olarak değerlendirildi. Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Siyaset Koordinatörü Murat Yılmaz, “CHP çok sıkıştı. 27 Mayıs öncesine dönmek istiyor. HDP söylemi karşısında CHP eziliyor ve ana muhalefet partisi pozisyonunu kaybediyor. CHP fevkalade sıkışmış durumda. Bu sıkışması, yeni CHP’yi inşa edememe ve yeni Türkiye’nin şartlarına intibak edememekten kaynaklanıyor. Kılıçdaroğlu, 12 yıl boyunca Türkiye’nin değişen siyasi gerçekliğinden itibaren CHP’yi belki değiştirmek istedi, ama değiştiremedi. Değiştiremediği ölçüde de 27 Mayıs paradigmasına geri dönmek istiyor, ama ortada bu paradigma yok. CHP’de, 8 Haziran’dan itibaren parti içi hesaplaşma, iktidar meselesi gündeme gelecek”dedi. GENAR Genel Müdürü Mustafa Şen ise, “Türkiye o aşamaları geçti. Parti kapatma, hele yılların partisini kapatma, saçmalık. CHP’den önce AK Partililer buna karşı çıkar. AK Parti, geçmiş tüm partileri kapatılmış bir gelenekten geliyor. Milleti enayi yerine koymak gibi bir şey” diye konuştu.
Arınç: Deli saçması şeyler
Öte yandan CHP’nin katapılacağına dair iddialara AK Parti cephesinden tepkiler de sürüyor.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Çok yanlış bir şey. Bunların hiçbirisi ciddi değil, iddialar deli saçması. Twitter’daki o şahsın (Fuat Avni) söyledikleri üzerinden yorum yapmak yanlış bir şey. Bazen doğru çıkabilir bazen de zarf atabilirler. Kılıçdaroğlu adeta istihbaratçı kimliği ile konuştu” dedi.
SEÇİM ÖNCESİ MAĞDUR EDEBİYATI VAR
Doğançay ailesinin avukatı: “CHP’nin kapatılmasına dair tek kelime yok kitapta. Seçim taktiği mi yapıyorlar? Mağdur edebiyatı yapıyorlar diye düşünüyoruz. Kitabı müvekkilim Ahmet Kemal Doğançay yazdı. İçinde Atatürk, Ülkü Adatepe, CHP, İş Bankası var... Kitap yayınlandığında haklılığımızı ortaya koyacak belgeler olacak.”
PAYIMIZI VERİN
Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe, 2012’de trafik kazasında ölünce çocukları Ahmet Kemal ve Ali Doğançay, Atatürk’ün İş Bankası’ndaki yüzde 28.1 hissesinden doğan payın eşit verilmediğini iddia ederek İş Bankası ve hisseleri kontrol eden CHP aleyhine 1 milyar dolarlık tazminat davası açmıştı. Yasal süreç devam ediyor. Atatürk’ün manevi torunu Ahmet Kemal Doğançay, dava açınca şunları söylemişti: “Biz ihtarı çekmeden önce Kılıçdaroğlu’na da bankaya da haber yolladık. Kılıçdaroğlu kayboldu ortadan. ‘Herşeyi ödedik’ diyorlar. Şimdi herşey ortaya çıkacak.” “Anneniz hayattayken neden dava açılmadı?” sorusu üzerine de Doğançay, “Türkiye’deki bütün bu tip şeylerde bir sindirme operasyonu var. Sen bir şey istiyorsun bir anda kadına 50 bin tane şey çıkarıyorlar. Kadını sindirmişler” demişti.

http://www.aksam.com.tr/siyaset/chp-secim-oncesi-yavuz-hirsiz-rolunde/haber-387591

CHP-İŞBANK Hilafet Paralarını GASP Etti

AdemÇevik: “CHP-İŞBANK Hilafet Paralarını GASP Etti”, “CHP’nin İŞBANK hisseleri Diyanet’in Olsun” dediğim için CHP'nin işbankası hakkımda dava açtı +suç duyurusu...
“CHP-İŞBANK kendinden 4 kat büyük Osmanlı İtibari Milli Bankası’nın 400.000 hissesini GASP Etti”

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN HAZİNESİ VE MALİYESİ
(EVKAF-I HÜMAYUN NEZARETİ İLE ŞERİYE VE EVKAF VEKÂLETİ)
(Hazine Müsteşarlığı İle Diyanet İşleri Başkanlığı Ve Vakıflar Genel Müdürlüğü)

1916 Yılında Ortak Kurulan Osmanlı İtibari Milli Bankası 1927 Yılında Tüm Mal Varlığıyla Birlikte İş Bankasına Devredilip Birleştirildi: Birleşmeye karşı çıkan Cavid Bey öldürüldü.
Osmanlı İtibari Milli Bankasından 400.000 adet kurucu ortaklık hisse senedi satın alınmıştır. Devlet Hazine Müsteşarlığı’na, Genelkurmay Başkanlığı’na, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve eşraftan insanımız adına yaklaşık 750 civarında mirasçıları eşleri, çocukları, torunları, torunlarının çocukları, torunlarının torunları ve Avukatları Mahmut Doğan ve Adalet Platformu Başkanı Adem ÇEVİK ile birlikte 87 yıldır ilk defa 23 Ocak 2014 tarihinde Avrupa Yakası Adliyesindeki ilk duruşmaya katılmak üzere yaklaşık 5.000 kişi kurucu ortaklık hisse senedi haklarının verilmesi için 9. Asliye Hukuk MAHKEMESİ VE HÂKİMİ’NDEN istemeye ve almak için geliyorlar. Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik’e de “Chp-işbank hilafet paralarını gasp etti” dediği için İşbank suç duyurusu yaptı ve 22. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtı.

1116 Sayılı Yasayla 1927 Yılında Osmanlı İtibar-İ Milli Bankası Tüm Malvarlığıyla Birlikte İş Bankası A.Ş. Devredilmiştir Ve Devredilen Kurucu Hisse Senedi Alanlar:
1- Osmanlı Maliyesi 50.000 adet hisse senedi, (Bu günkü adı Hazine Müsteşarlığı)
2- İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-İ Umumisi 15.000. adet hisse senedi,
3- Osmanlı Donanma Cemiyeti 31.000 adet hisse senedi,
4- Harbiye Nezareti Muhaberat Dairesi 10.000 adet hisse senedi,
5- Askeri Demir Yolları 12.000 adet hisse senedi,
6- Evkaf-ı Şeriye Hümayun Nezareti 8.000 adet hisse senedi, (Diyanet İşleri Başkanlığı Ve Vakıflar Genel Müdürlüğü)
7- Muvazzaf asker ve askeri sivil memur ile bazı eşrafın 274.000 adet hisse senedi,

1916 – 1917 Yılında Osmanlı İtibar-İ Milli Bankası Ortaklık Senedi Alanlar:
Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri birliklerde görevli asker ve sivil memur maaşından 50 osmanlı lirası kesilmiş ve isimlerine yazılı kurucu ortaklık hisse senedi verilmiştir. Ayrıca eşraftan, Miralay Ali Rıza Keskiner, Bedriye Hanım (Koç İsmail), Kara Mehmet Ağa, Halilzade Mustafa Hikmet, Hacı Hasan Hüseyin Efendi, Şerif Ağa, Vb, birçok insanlarımıza ve mirasçılarının hakları 87 yıldır ödenmemiştir.

T.B.M.M. Dilekçe Komisyonu Başkanlığı:
Hazine Müsteşarlığına yazılı sormuş ve aldığı cevapta ise; Osmanlı İtibar-İ Milli Bankasına ait 50 bin adet ve ayrıca tereke yoluyla 4 adet hisse senedine karşılık olarak İş Bankasına ait 50 bin 4 adet hisse senediyle başa baş değiştirilerek alındığı ve başka da hiçbir hisse senedinin olmadığını 25.06.2013 tarihinde yazılı bildirmiştir.

T.C. Başbakanlık Ve Adalet Bakanlığına Bağlı Mahkemelerinden:
İstanbul Avrupa Yakası Adalet Sarayında Mahkemesi yapılacak olan 23 Ocak 2014 tarihindeki ilk duruşmaya katılmak üzere; Osmanlı İtibar-İ Milli Bankasının kurucu ortaklık hisse senedi satın alanların yaklaşık 750 civarında mirasçıları ile eşleri, çocukları, torunları, torunlarının torunları ve Avukatları Mahmut Doğan ile birlikte yaklaşık 5.000’ yakın hak sahibi;

İstanbul, Ankara, Kırklareli, Afyonkarahisar, K.Maraş, Gaziantep, Mardin, Elazığ, Ordu, Antalya, Karaman, Muğla, Manisa, Bursa, İzmir illerinden;

İSTANBUL ÇAĞLAYAN MAHKEMESİNDE Kİ, hilafet paralarının gasp edilmesiyle kurulan İŞ BANKASI HK.’DAKİ İLK DURUŞMAYA KATILMAK CHP ve İŞBANK’dan HAKLARINI ALMAK İÇİN GELİYORLAR. www.adaletplatformu.com 05322033274 @ademcevik www.twitter.com/AdaletPlatformu

Adalet Platformu Başkanı Adem ÇEVİK: “Hilafet Paralarının GASP Edilmesiyle Kurulan CHP’nin İSBANK’daki hisseleri Diyanete Devir Edilmeli.” “Hilafet parasıyla kurulan işbank’ın islamın yasakladığı sömürü sistemi faizcilik yapması 76 milyon Türkiyeli ve 2 milyar dünya Müslümanına hakarettir.” “Terör ve Yolsuzluk Odağı CHP aynı zamanda İŞBANK ile ticaret yaptığı için kapatılmalı veya tüm partilere oy oranlarına göre dağıtılmalı
.....

İŞBANK HİLAFET PARALARINI GASPI DAVASI, İŞBANK'ın 2MİLYAR MÜSLÜMANA HAKARET DAVASI 23 Ocak Çağlayan 9. asliye hukuk dosya304 Saat:09:14

76milyon Türkiyeliyi ve tüm medyayı işbankın tarihi gasp davasına davet ediyoruz. adaletplatformu başkanı ademçevik 05322033274

davacı/davalı: işbank/ademçevik
http://www.youtube.com/watch?v=hCKsgLyb4Qg
http://www.youtube.com/watch?v=vaCF2HuLQfQ
http://www.youtube.com/watch?v=vaCF2HuLQfQ

22. istanbul asliye hukuk mahkemesi 2013/215

4. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğine
İstanbul



Konu :Müdahillik talebi ve tedbir talebi

Talepde bulunan :Adem Çevik, iskenderpaşa mah. Kıztaşı, Kızanlık Cad. 7 Fatih Istanbul Tel. 05322467411
Vatandaşlık No:12409824156 www.AdaletPlatformu.com www.twitter.com/adaletplatformu
www.facebook.com/adaletplatformu www.twitter.com/ademcevik

Talebe İlişkin dava :Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin çocukları Ali Kemal Doğançay ve Ahmet Kemal Doğançay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin Hilafet paralarını gasp ederek kurdurduğu ve İş Bankası'na yönelik annelerinin mirasının eksik ödendiği gerekçesiyle 1 milyar 778 milyon liralık dava.

Harca Esas Değer :Davaya müdahelem ile, tarafıma, fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 1920.-TL’nin verilmesini arz ve talep ediyorum.


AÇIKLAMALAR

1-Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin çocukları Ali Kemal Doğançay ve Ahmet Kemal Doğançay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İş Bankası'na yönelik annelerinin mirasının eksik ödendiği gerekçesiyle 1 milyar 778 milyon liralık dava açmışlardır.

2-Davacılardan Ahmet Kemal Doğançay 15.04.2013 tarihli basın-yayın organlarında yer alan bir ifadesinde İş Bankası’nın ödemesi gereken paranın 70 yıllık gecikme hesaplandığında 250 milyar doları bulabileceğini iddia etmiştir.

3-Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin yaşamını yitirdiği trafik kazası ile ilgili Akyazı Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı ve bu dava sonuçlandı. Kaza, TEM'in Akyazı İlçesi geçişinde 1 Ağustos 2012 tarihinde meydana geldi. Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada Adatepe'nin ölümüne neden olan aracın sürücüsü Adnan Selçuk için 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istendi. Şoför Adnan Selçuk ile Adatepe'nin çocuklarını temsilen avukatları Haluk Bozovalı, Mustafa Özerdem ve Hüseyin Sami Çaprakın katıldığı duruşmada şofor kaza olduğunu ifade etti. Ancak basında bu olay. DHA Doğan Haber Ajansının 28 Şubat 2013 tarihli bülteninde “Kaza mı, suikast mi?” başlığı ile duyuruldu.. Ahmet Kemal Doğançay, yargılama sonucu ile ilgili olarak İHA muhabirine “annesinin ölümü ile sonuçlanan kazada verilen cezayla adaletin yerini bulduğunu” söyledi. Doğançay, “Verilen cezayı yeterli buluyorum. Ben şöyle düşünüyorum, vicdanlı olmak gerekiyor. Bir insan bir şeyi yaparken mesuliyet çok önemli bir şeydir. Fakat mesuliyeti olmadan evvel insanın bir eğitimi olur. Bu kazada daha ziyade bu arabayı tahsis eden insanlara daha çok gücenmiş durumdayım. Çünkü, zaten adamın kapasitesi belli. Yüze yakın trafik ihlali var. Muazzam sürat yapan bir adam. Böyle bir insan. Hayatında limuzin kullanmamış. Bunu tahsis eden ona göre tahsis edecek. ‘En iyi arabamızı tahsis ettik’ diyor. Araba 15 senelik araba. Ben cezayı yeterli buldum. Adaletin tecellisinden memnunum” dedi.

4-Türkiye İş Bankası Türkiye'de Cumhuriyet döneminde kurulan ilk özel bankadır. Türkiye'nin en büyük özel sermayeli bankası olan İş Bankası Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda Büyük Taarruz'un yıldönümü olan 26 Ağustos 1924 tarihinde kurulmuştur. İş Bankası'nın ilk sermayesi 1.000.000 TL'dir. Bankanın kurucusu Mustafa Kemal, ilk genel müdürü ise Celâl Bayar olmuştur. Mustafa Kemal, iki şube ve 37 personel ile hizmete başlayan bankadaki hisselerinin yönetimini ölümünden önce Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağışlamıştır. Hisselerden elde edilecek kârı da Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na bırakmıştır.




5-Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan “büyük sermayeli milli bir tedavül bankası teşkil edilerek sermayesinin yalnız ahali tarafından temini kabil olmadığı takdirde bir kısmının hükümet tarafından hisse senedi satın alınmak suretiyle temini ve mütebaki sermayenin münhasıran Türklere aidiyeti” kararı doğrultusunda Celal Bayar'ın liderliğinde Ankara’da 10 personel ile hizmete başlamıştır. 1924 yılının sonlarında İstanbul Şubesi, 1925 yılında ise İzmir ve Bursa Şubeleri açılmıştır.

1924 yılının Temmuz ayında Bakanlar Kurulu’nu toplayan Mustafa Kemal, milli bir banka kurulması konusundaki arzusunu Şöyle dile getirmiştir:"Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen tam manasıyla modern ve milli bir banka kurulması…"

250.000 Lirası ödenmiş 1 milyon sermaye ile 26 Ağustos 1924’te tek şube olarak kurulan İş Bankası, 8 kişilik bir kadro ile işe koyulmuştur. Bankanın kurucuları arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yanı sıra taahhüt ettikleri sermayenin en az %10’unu ödeyen şu 36 kişi bulunuyordu. İddiaya gore, Mustafa Kemal Hindistandan ve Mısırdan Hilafet fonundan aktarılan paralarla kendisi, Celal Bayar ve kurucular kurulundaki diger siyasi şahsiyetlerin hisse paylarını ödemiştir..


Mahmut Celal (Bayar),
Siirt Milletvekili Mahmut,
Mora Yenişehirlizade Ethem Hasan,,
Ethem Hasan,
Cebelibereket Milletvekili İhsan,
Tüccardan Hanifzade Ahmet
Edirneli Emin,
Eşraftan Sükkerizade Tevfik paşa,
Süreyya Emir Paşa,
manifatura tüccarı Hafız Halit,
Trabzon Milletvekili Hasan (Saka),
Kavalalı İbrahim Paşazade Hüseyin,
Attarzade Rasim,
Sivas Milletvekili Rasim,
İnegöllüzade Mehmet Saffet,
Çubukçuzade Mehmet Suphi
İnegöllüzade Mehmet Refet,
Uşşakizade Mahmut Muammer (Mustafa Kemal’in kayınpederi.)


Tüccardan Altıağazade Mustafa,
Eczai Tıbbiye Taciri Necip,
Yelkencizade Lütfi,
İzmir Milletvekili Rahmi(Köken),
Muhasebecizade Rıza,
Kınacızade Şakir,
Yozgat Milletvekili Salih,
Nemlizade Sıtkı,
Yozgat Eşrafından Akif Paşa,
Hacı ebubekirzade Osman,
Ali Ramiz ve Şurekası,
Remzizade Ferit,
Ertuğrul Milletvekili Dr. Fikret,
Rize Milletvekili Fuat,
Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali,
Avundukzade Mahmut,
Ragıp Paşazade Şakir.


Kuruluşundan itibaren bankacılığın yanı sıra ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda yatırımlara da girişen İş Bankası, şeker, cam, dokuma sektörlerinde yer almış, maden, liman, kömür işletmeleri gibi çok çeşitli alanlarda iştiraklere girişmiştir. 1927 yılında İtibar-ı Milli Bankası ile birleşmiş ve sermayesini 4 milyona yükseltmiştir.

Şirketin ortaklık yapısı oransal olarak şöyle düzenlenmiştir: Kuruluşundan beri halka açık bir şirket olan İş Bankası, bugün Munzam Sandığı aracılığı ile çalışanlarının ve emeklilerin % 40,73'üne ortak olduğu ve ülkemizde benzeri olmayan bir ortaklık yapısına sahip. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla İş Bankası'nın ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:

İş Bankası Munzam Sandık Vakfı: % 40,73
Atatürk Hisseleri (Cumhuriyet Halk Partisi)*: % 28,09
Halka açık pay: % 31,18

Mayıs 1998'de T.C. Hazinesi'nin İş Bankası'ndaki % 12,3 oranındaki payı, başarılı bir halka arz işlemi ile yerli ve yabancı yatırımcılara sunuldu. Bu hisseler bugün İMKB'de işlem görüyor. İş Bankası'nın piyasa değeri, 2012 Eylül ayı sonu itibarıyla toplam 386 şirketin işlem gördüğü ve 479.854.926.000 TL piyasa değerine sahip İMKB'nin % 5,30'unu oluşturuyor. İş Bankası 2012 Eylül ayı sonundaki 25.452.131.000 TL'lik piyasa değeri ile Türkiye'de halka açık şirketler arasında "üçüncü" durumdadır.

Esasen İş Bankası, daha sonra 1927 yılında İtibar-ı Milli Bankası ile birleşmiş ve sermayesini 4 milyona yükseltmiştir. Bu birleşme ile ilgili olarak halen devam eden bir dava mevcuttur.. (Atatürk'ün vasiyeti çerçevesinde mülkiyeti Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait olan söz konusu hisselere ilişkin temettü geliri, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na bırakılmıştır.)

İş Bankasının iştirakleri şunlardır: 2009 yıl sonu itibarıyla İş Bankası’nın finans, cam, telekomünikasyon, sanayi ve hizmet ana gruplarında faaliyet gösteren 31 şirkette doğrudan ortaklığı bulunmaktadır. İş Bankası kuruluşundan bugüne 290 şirkete iştirak etmiş; zaman içerisinde 259 şirketteki ortaklığını devretmiştir. İş Bankası’nın dolaylı olarak kontrol ettiği şirket sayısı 106’dır (2010 yılı itibari ile)
Finans Grubu / Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş., Türkiye’nin özel sermayeli ilk yatırım ve kalkınma bankası
İşbank GmbH, Avrupa’nın önde gelen Türk Sermayeli finansal kuruluşlarından biri
Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş., Türkiye’de kurulan ilk hayat sigortası şirketi
Anadolu Sigorta, Hayat dışı sigortacılık branşında lider kuruluşlardan biridir.
Milli Reasürans T.A.Ş., 1929’dan beri kesintisiz reasürans hizmeti
İş Finansal Kiralama A.Ş., Finansal Kiralama sektöründe lider kurum
İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., Net Aktif değeri itibarıyla Türkiye’nin Halka açık en büyük yatırım ortaklığı şirketi
İş Yatırım Menkul Değerler, İMKB Hisse Senedi Piyasası İşlem Hacmi ile Aracı
Cam Grubu / Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam) Türk Cam sanayinin kurucusu ve rakipsiz lideri
Teknoloji Grubu / Softtech A.Ş. Piyasaya Açılmakta olan Yazılım Geliştirme Şirketi
İşnet A.Ş. Piyasaya Açılmakta olan Ağ ve Sistem Geliştirme Şirketi
Telekom Grubu / Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. Türkiye’nin tek GSM 1800 Mobil iletişim operatörü
Sanayi Ve Hizmet Grubu / Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş., Sağlık sektörü
Nemtaş Nemrut Liman İşletmeleri A.Ş., Lojistik hizmetleri sağlayıcısı.

Görülmekte olan davalar ile paralel olarak, temadi eden alacak verecek ve ticari ilişkisi çerçevesinde zaman aşımı iddiasında bulunalamaz.. Bu durumda, Fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydı ile şimdilik, harca esas değer olarak 1920 TL nin tarafıma verilmesini talep ediyorum.

6-İş Bankası ile birlileşen Osmanlı İtibarı Milli Bankası ile ilgili olarak da 2013 yılında açılan davalar vardır.. Ömer Şen ve Avukat Mahmut Doğan’ın açtığı İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/224 Esas ve İstanbul 50. Ticaret Mahkemesi 2012/238 Esas sayılı dosyalardan bilgi belge istenmesini taleb ediyorum. Bu dava ile ilgili olarak basında yer alan haberleri ekte takdim ediyorum.. İtibarı Milli Davası ile ilgili davacılar 2012 yılında ayrıca Genel Kurmaya suç duyurusunda bulunmuşlardır. Bu olay basında şu başlıkla yer almıştır : “Osmanlı subaylarının torunları, dedelerine ait hisselerin kar payını gizli bir hesapta tutan İş Bankası’nı Genelkurmay’a ihbar etti”

“Osmanlı İtibarı Milli Bankası Birinci Dünya Savaşının sürdüğü bir sırada ulusal bir banka, özellikle de bir merkez bankası ihtiyacının bir ekonomik ve politik gereklilik olarak ortaya çıkmasıyla 1917 yılında 400.000 adet pay ve 4 milyon lira sermaye ile kuruldu. Bankanın esas nizamnamesine göre (19 Kanun-ı evvel 1332 Düstur 2. Tertip 9. Cilt) payları ada yazılıydı.” (Bu konuda bkz. Zafer Toprak, Türkiye’de Milli İktisat 1908-1918 Doğan Kitap, 2012, 6. Bölüm).

1927 yılında Türkiye İş Bankası’na devredilmiş olan İtibarı Milli Bankası’nın 15 bin adet hissesine sahip olduğunu ileriye süren bazı kişileri temsilen bir Avukatın Türkiye İş Bankasına karşı “sahip oldukları hisse senetlerinin sayısı ve değerinin tespit edilmesi ve geçmişe dönük olarak kar payları ile hisselerin kendilerine verilmesi” amacıyla dava açtıklarını ifade eden beyanları medyaya yansımıştır..

Öte yandan , basında yer alan haberlere gore Ellerinde dedeleri Abdurrahman Efendi'nin Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası'na ait 2 hisse senedinin bulunduğunu iddia eden 27 varisi, avukatları aracılığıyla dilekçe ile İş Bankası'na başvurarak hisse senetlerinin kaydileştirilmesi ve bugüne kadar dağıtılan kar payından kendilerine düşen miktarın verilmesini talep etti.

Abdurrahman Efendi'nin 27 torunu, ellerinde 1917 yılında kurulan, 1927 yılında ise İş Bankası'na devredilen Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası'nın 2 hisse senedinin bulunduğu iddiasıyla avukatları aracılığıyla İş Bankası'na başvurdu. Abdurrahman Efendi'nin varisleri, İş Bankası'ndan hisse senetlerinin bugüne kadarki kar payının kendilerine ödenmesini istiyor.
Abdurrahman Efendi'nin torunlarından Muğla'nın Dalaman ilçesinde yaşayan emekli deniz astsubay Cengiz Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dedelerinin Elazığ'ın Maden ilçesinde 1930'lu yıllarda iki dönem belediye başkanlığı yaptığını, aynı zamanda 2 köyün sahibi ve 5 köyün de hissedarı olduğunu belirtiyorlar.

Burada sözü edilen banka Osmanlı derin devletinin siyasi örgütü olan İTTİHAT TERAKKİnin kurduğu bir bankadır. 4 Milyon lira sermayeli bu banka, yarısı kadar bile sermayesi olmayan İş Bankası ile birleşmeye zorlanır. Bankanın kurucusu olan Cavit bey. Devire itiraz eder ve devir öncesi idam edilir..

Dahası bu bankanın hisselerine sahip olan bu banka Selanikli işadamlarının bankasıdır ve Yahudi işadamı Üzeyir Garihle de ilişkilendirilen, Maraşal Fevzi Çakmak’ın da bağlı olduğu iddia edilen Nakşi şeyhi Küçük Hüseyin Efendi ile de ilgilidir..

Bu bankaya ait hisseler, aynı zamanda Osmanlının son sadrazamlarından Damat Ferit’in torunu Halil Hurşitin hak talepleri ile taraflar arasında 2012 Aralığında arbedeye bile dönüşmüştü..
İtibari Milli Bankası ile İşbankası’nın birleşmesi konusunda Doğan Avcıoğlu: “İşbank İtibari Milli Bankasını Yutmuştur.” derken aynı konuyla ilgili Prof. Zafer Toprak: “ İtibari Milli Bankası sermayesi İşbank sermayesi içerisinde eritildi.” Demektedir.
Sultan Mehmed Reşad ‘ın 200 Reşad hissesinin akıbetinin ne olduğu ise meçhuldür.

İşin içinde ucu cinayet ve gizli örgüt iddialarına dayanan ve tarafların hak iddialarında bulundukları karmaşık bir hal almıştır..

Onun için konunun çok yönlü olarak incelenmesi zarureti vardır..

7-İş Bankasının o zamanki sermayesinin karşılığı olan rakamı takdir etmek açısından aşağıda beyan edeceğim hususlar önemlidir..

-Yıl=1923'de (1-$)Dolar = 50-Kuruş,
-23.Şubat.1924’de Bir mebus (Milletvekili) maaşı 300.-TL dir.,
-Türkiye İş Bankasının bir adet hisse senedi değeri 1924 de 10 TL idi.,
- 1924 Bütçesi, Cumhuriyet'in ilk bütçesidir ve yalnızca 118,2 milyon liradır.
21.Ekim.1925 onaylanan 1926 Yılı Türkiye Cumhuriyeti devlet bütçesinin toplamı, 218 Milyon TL idi.
- Alpullu - Kırklareli Şeker fabrikasının toplam değeri 1926'da 1.953.757-TLdir,

İş Bankasının sermayesi, o günki değer yaklaşık olarak bütçenin %1 i büyüklüğünde idi.. Hemen belirtelim ki, 1924 bütçesinin %33 ü savunmaya ayrılmıştır ve bu savunma harcamalarının genel bütçe içindeki payı, 5 yıl içinde %49 a kadar yükselmiştir.. Bu bilgi, Gazi Üni. Sos.Bil. Enst. Maliye Ana Bilim Dalında “Türkiyede Savunma Harcamaları”konulu Yüksek Lisans Tezi olarak Atufe Tonguç Saka tarafından hazırlanan akademik çalışmada mevcuttur..

Bütçenin bakanlıklar arası dağılımı ise şöyledir: 1924 Bütçesi'nde; eğitim, sağlık ve yatırımlarla ilgili kimi bakanlıklara ayrılan ödenekler ve bunların bütçe toplamı içindeki oranları şöyleydi: Bayındırlık Bakanlığı 14,2 milyon lira (yüzde 5,3), Milli Eğitim Bakanlığı 6,2 milyon lira (yüzde 5,3), Sağlık Bakanlığı 2,3 milyon lira (yüzde 2,1) Adalet Bakanlığı 4,6 milyon lira (yüzde 3,9).

Kaldı ki, İş Bankası 1927 yılında İtibar-ı Milli Bankası ile birleşmiş ve sermayesini 4 milyona yükseltmiştir. Bu rakam bir kaç bakanlığın bütçesinden daha yüksektir..

İş Bankası bütçesi, Sağlık Bakanlığı bütçesinin yarısına eşittir, nerede ise.. Savaştan çıkmış bir ülkede, bir kaç kişinin böyle bir parayı bulması mümkün değildir.. Mustafa Kemal yaklaşık bankada %30 paya sahiptir.. Bu para ömrü cephede geçmiş biri tarafından nerede ve nasıl, ne zaman sağlanmıştır?

Resmi tarihi savunan çevreler Mustafa Kemalin maaşı konusunda genel olarak şu bilgileri verdiler: “Atatürk’ün maaşı ilk olarak 40 (28 dolar) liraydı. Daha Sonraları 150 liraya yükseldi. Abdurrahman Dilipak’ın Kemalizm kitabında, Nokta Dergisi’nde ve TSK verilerine göre ise 2800 cumhuriyet altını maaş alındığı belirtiliyor. Maaşını İş Bankası’ndaki bir hesapta biriktirdi. Öldüğünde bu hesapta 19 bin 566 lira birikmişti. Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün aylık ve ödeneği ise 5 bin lira maaş, 7 bin liraydı. Cumhurbaşkanlığı’ndan elde ettiği maaş da bir hesapta birikmiş ve 53 bin 453 lirayı bulmuştu. Toplamı 73 bin lirayı geçen bu para da CHP’ye miras kaldı.. Atatürk, Çankaya Köşkü’nün tüm masraflarını ve sayıları 100’ü bulan Köşk görevlilerinin yemek harcamalarını cebinden ödedi. Harcırah almadı. Maiyetindekilerin bütün yolculuk harcamaları da yine onun kişisel hesabından karşılanırdı. Atatürk, özellikle Dolmabahçe’de olduğu dönemde maaşının masraflara yetmediği dönemlerde çevresinden borç alırdı. Sene 1923 "Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne kadar verelim?" Mustafa Kemal Atatürk: "Öğretmen maaşlarını geçmesin." Bu açıklamalar tek başına İş Bankası gerçeğini bile açıklamaya yetmemektedir.

Mustafa Kemalin Mal varlığı konusunda Mustafa Armağan şu bilgileri vermektedir:

Atatürk'ün mal varlığı
Mustafa Armağan

Atatürk'ün oteli, lunaparkı, gazoz fabrikası, şarap imalathanesi, deri fabrikası, 2 fırını, 4 lokantası, 443 baş sığırı, 13.100 baş koyunu ve 2.450 adet tavuğu olduğunu biliyor muydunuz?
Atatürk'ün mal varlığı konusu, bağışlandığı 1937'den beri bilinse de, 1968'e kadar tartışma gündemine getirilmemiş. Fethi Naci'nin 1968 tarihli "100 Soruda Atatürk'ün Temel Görüşleri" kitabı bu konuya yer vermiş. Doğan Avcıoğlu "Türkiye'nin Düzeni"nde özet geçmiş. Nihayet çok okunduğu için Atatürk'ün mal varlığı bilgisini kamuoyuna mal eden eser 1970 Şubat'ında arz-ı endam etmiş kitapçı vitrinlerine: Yazan: İsmail Cem. Adı: "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi".
Sol hareketlerin bu canlı yıllarında Atatürk ile de sert bir hesaplaşma içine girilmişti; yani o tarihte sol, henüz Kemalizm'e eklemlenmiş değildi. Atatürk devrimlerini 'sol devrim'in bir aşaması kabul ediyor ve aşılması gerektiğini savunuyorlardı. Tabii Cumhuriyet'in ilk yıllarında solun devlet eliyle ezilmesini de bir tür tabii afet gibi değerlendiriyorlardı.
Atatürk'ün 11 Haziran 1937'de Hazine'ye devrettiği ve kendisi tarafından çıkarılan mal varlığı dökümünün orijinaline Başbakanlık Arşivi'nde ulaştım ve tam ve hatasız bir şekilde burada yayımlayacağım. Ancak önce Türkiye'de Atatürk'ün ne kadar ciddiye alındığına dair birkaç cümle.
Fethi Naci bazı hatalarla "Söylev ve Demeçler"in 4. cildinden alıyor listeyi. İsmail Cem de listeyi Naci'den aktarıyor ama kaynağını yanlış yorumlayarak onun bu bilgileri Mazhar Leventoğlu'nun "Atatürk'ün Vasiyeti" kitabından aldığını yazıyor. Derken Cem'in kitabı da başkalarına 'kaynak' oluyor! ve aynı hatalar devam edip gidiyor. Kimse gidip Başbakanlık Arşivi'ndeki orijinaline bakma zahmetine katlanmadığı için liste yalan yanlış yayımlanıp duruyor.
Biri de şu listenin orijinalini yayımlayıp tartışmalara son vermiyor ne yazık ki. Aşağıdaki liste, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde bulunan orijinal belgeden alınmış olup mesela önceki yayınlarda "çelik fabrikası" diye geçen ibarenin aslında "çeltik fabrikası" olduğu gibi vahim hataların düzeltilmiş şeklidir.
Hazırlattığı ve altına imza attığı listeye göre Atatürk Ankara'da Orman, Yağmurbaba, Balgat, Macun, Güvercinlik, Tahar, Etimesgut ve Çakırlar çiftliklerinden oluşan Orman Çiftliği ile Yalova'daki Millet ve Baltacı, Silifke'deki Tekir ve Şövalye çiftliklerinin, Hatay Dörtyol'daki portakal bahçesi ile Karabasamak çiftliğinin, ayrıca Tarsus'taki Piloğlu çiftliğinin sahibidir.
Atatürk, Hazine'ye bağışladığı malları 6 kalemde topluyor. İlk kalem, arazidir. Buna göre toplam 154 bin 729 dönüm araziye sahip olduğunu öğreniyoruz. Ayrıntılar şöyle:
A) 582 dönüm meyve bahçeleri,
B) 700 dönüm fidanlık (650 bin adet fidan),
C) 400 dönüm Amerikan asma fidanlığı (560 bin adet kök bağ çubuğu),
D) 220 dönüm bağ (88 bin adet bağ kütüğü),
E) 375 dönüm sebze bahçesi (Fethi Naci'de 370 çıkmış),
F) 220 dönüm zeytinlik (6.600 ağaçlık),
G) 1.654 ağacın bulunduğu 17 dönüm portakallık (F. Naci 27 dönüm demiş),
H) 15 dönüm kuşkonmazlık, 100 dönüm park ve bahçe ile 2.650 dönüm çayır ve yoncalık,
İ) 1.450 dönüm orman, 148 bin dönüm tarıma elverişli arazi ve meralar.
Sonra bina ve tesisler geliyor. Buna göre 51 adet binanın sahibi olduğunu yazıyor
A) 45 adet yönetim binası ve ikametgâhı,
B) 7 adet 15 bin baş koyun kapasiteli ağıl,
C) Aydos ve Toros yaylalarında 6 adet mandıra, 8 adet at ve sığır ahırı,
D) 7 adet ambar, 4 adet samanlık ve otluk, 6 adet hangar ve sundurma,
E) 4 adet lokanta, gazino ve eğlence yerleri, lunapark, 2 adet fırın, 2 sera.
3. kısımda fabrika ve imalathanelerini sıralıyor. Belgeden Atatürk'ün birer adet bira, malt, buz, soda ve gazoz, deri, tarım aletleri ve demir fabrikası ile biri Ankara'da, diğeri Yalova'da olmak üzere 2 adet modern süt fabrikası bulunduğunu öğreniyoruz. Ayrıca yine Ankara ve Yalova'da birer geniş yoğurt imalathanesi, yılda 80 ton şarap üretme kapasitesine sahip bir şarap imalathanesi, elektrikli bir değirmeni, İstanbul'daki bir çeltik fabrikasında yüzde 40 hissesi, her biri 15'er ton kaşar, 1.000 teneke beyaz peynir, 600 teneke tuzlu yağ yapmaya elverişli 2 imalathanesi faal haldeymiş. "Umumi tesisat" başlığı altında şu bilgilere yer verilmiş:
A) Ankara ve Yalova'da iki tavuk çiftliği,
B) Yalova'daki çiftliğinde iki özel iskele ve liman tesisatı,
C) 3'ü Ankara'da, 2'si İstanbul'da olmak üzere 5 adet satış mağazası,
D) Orman Çiftliği'nde kanalizasyon, sulama, telefon ve elektrik tesisatı, küçük beton köprüler, özel yollar, içme ve su dağıtım şebekesi; Yalova ve Tekir çiftliklerinde de benzer tesisat.
E) Orman Çiftliği'nde çiftlik müzesi ile ufak çaplı hayvanat bahçesi tesisatı.
Listenin en ilginç kısmını ise canlı hayvanlar oluşturuyor. Buna göre Atatürk'ün,
A) Kıvırcık, merinos, karagül, karaman cinslerinden 13.100 baş koyunu,
B) Simental, Hollanda, Kırım, Jersey, Görensey, Halep ile yeni üretilen Orman ve Tekir ırklarından 443 baş sığırı,
C) İngiliz, Arap, Macar ve yerli ırklardan 69 adet koşu ve binek atı, 58 adet çoban merkebi,
D) Legorn, Rhode Island ve yerli ırklardan 2.450 adet tavuğu varmış.
Liste bitmedi henüz. Son olarak sıra cansız demirbaşlarda. .
Atatürk'ün cansız mal varlığı arasında 16 traktör, 13 harman ve biçerdöver makinesi ve o günün fiyatlarıyla 66 bin lira değerinde (bu rakam önce yazılıp sonra karalanmış) "bilumum" ziraat alet ve edevatı, 35 tonluk bir adet deniz motoru (Yalova Çiftliği'nde), 5 adet kamyon ve kamyoneti, 2 adet binek otomobili ile 19 adet çiftliklerin servislerinde çalıştırılan binek ve yük arabası bulunuyormuş.
Özetlersek Atatürk'ün 154 bin 729 dönüm araziye; belgede 51 yazıyor ama benim hesabıma göre 91 binaya; 6 fabrika, 5 imalathane, 1 değirmen ve 1 çeltik fabrikası ortaklığına; 2 tavuk çiftliğine, iki özel iskeleye, 5 mağazaya, çeşitli sulama vs. tesisatına, köprülere, müzeye ve hayvanat bahçesine; binlerce koyun, sığır, at ve tavuğa; traktör, deniz motoru, kamyon, kamyonet, otomobil ve servis araçlarına sahip olduğunu görüyoruz.
Sen ne diyorsun? diyenlere, gidin, laik ve Kemalist olduğundan kuşku duymadığınız İsmail Cem'in kitabını okuyun diyorum. İsmail Cem'in, Mustafa Kemal'in 1923'te Balıkesir'de söylediği şu sözleri sansürlemesi ne anlama geliyor, iyi düşünün:
"Kaç milyonerimiz var? Hiç. Bundan dolayı biraz parası olanlara da düşman olacak değiliz. Tersine memleketimizde birçok milyonerlerin, hatta milyarderlerin yetişmesine çalışacağız."

8-İş Bankası Hisseleri, Hindistan Hilafet fonundan Kuvvayı milliyeye destek olmak, Hilafetin muhafazası için zekat gibi dini vergilerden oluşan bir fondan gönderilen paradır. 1. Meclisin açılışı öncesi heyeti temsiliye adına İstanbula gönderilen mektup ve 1. Meclisin açılış dörenine ilişkin program, İstiklal Harbi, Kuvayı Milliye ve Müdafayı Hukuk hareketinin dayanağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu dayanak “Din-i mübin- İslam, Şeriat ve Hilafet’dir.”. 24 Anayasasının metni, lafız olarak ve ruh olarak bu istikamettedir.. Bu Para Mustafa Kemalin ve Celal Bayarın, yine bazı kişiler adına İş Bankasının kuruluşunda kullanılmış ve bu para kişilerin hesabına kaydedilmiştir. Bu usulsüz ve hukuka uymayan işlemin iptali gerekir..

1.Meclisin açılış merasiminin ayrıntıları şu şekildedir:

Meclis’in açilisi kast-i mahsusla Cuma gününe denk getirilmisti. 23 Nisan 1920 günü yapilacak açilis merasiminin programi bir tamimle bütün yurda duyurulmustu. Tamim, yerlesim merkezlerinin en merkezi yerlerine, camilerin kapilarina asilmis, ayrica matbaada bastirilarak halka dagitilmisti.
Mustafa Kemal Pasa imzali tamim 1927 yilinda “Tayyare Cemiyeti” tarafindan 50 bin adet bastirilmis olan Osmanlica Nutuk’un (O tarihte henüz harf devrimi yapilmamisti) Birinci Cildi’nin 272 ve 273. Sayfalarinda yayınlanmıştı. Nutuk’u bile sansürledi bunlar ya hu! Ne oldu ise ondan sonra oldu. Aşağıdaki metin oradan aynen latinize edilerek aktarılmaktadır.
“Tel: Gayet Müstaceldir. Ankara, 21/4/1920. Ankara’ya acele tezkere. Kolordulara (K.O. 14 Vekâletine) Firka 61 Kumandanligina, Refet Beyefendiye, Bilumum Vilâyata, Müstakil Livalara, Müdafaai Hukuk Heyeti Merkeziyelerine, Belediye Riyasetlerine..
1– Bimennihilkerim Nisan’in 23’üncü Cuma günü, Cuma namazini müteakip Ankara’da Büyük Millet Meclisi küsat edilecektir.
2– Vatanin istiklâli, makami refii hilâfet ve saltanatin istihlasi gibi en mühim ve hayatî vezaifi ifa edecek olan bu Büyük Millet Meclisi’nin yevmi küsadini Cuma’ya tesadüf ettirmekle yevmi mezkûrun mebrukiyetinden istifade ve bilumum meb’usini kiram hazarati ile Hacibayram-i Veli Camii Serifi’nde Cuma namazi eda olunarak envari Kur’an ve salattan da istifaza olunacaktir. Badessalât lihyei saadet ve sancak-i serifi hamilen daireyi mahsusaya gidilecektir. Daireyi mahsusaya dahil olmazdan evvel bir dua kiraatile kurbanlar zebholunacaktir. Isbu merasimde camii seriften bedile daire-i mahsusaya kadar Kolordu Komutanligi’nca kitaati askeriye ile tertibati mahsusa alinacaktir.
3– Yevmi mezkûrun teyidi kutsiyeti için bugünden itibaren merkezi vilayette vali Beyefendi hazretlerinin tertibile hatim ve buharii serif tilavetine bed’olunacak ve hatm-i serifin son aksami teberrüken Cuma günü namazdan sonra daire-i mahsusa önünde ikmal edilecektir.
4– Mukaddes ve mecruh vatanimizin her kösesinde ayni suretle bugünden itibaren buharî ve hatemati serife kiraatine suru edilerek Cuma günü ezandan evvel minarelerde salavat-i serife okunacak ve esnayi hutbede hilâfetmaabimiz padiahimiz efendimiz hazretlerinin nam namii humayunu zikredilirken zati sevketsimati padisahilerinin ve memaliki sahaneleriyle bilumum tebaai mülûkânelerinin bir an evvel naili halâs ve saadet olmalari duasi ilâveten tezkâr olunacak ve Cuma namazinin edasindan sonra da ikmali hatmedilerek makam-i muallayi hilâfet ve saltanatin ve bilcümle aksami vatanin halâsi maksadile vukubulan mesaii milliyenin ehemmiyet ve kutsiyeti ve her ferdi milletin kendi vekillerinden mürekkep olan bu Büyük Millet Meclisi’nin tevdi eyleyecegi vezaifi vataniyeyi ifaya mecburiyeti hakkinda mev’izeler irat olunacaktir.
Badehu halife ve padisahimizin, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin halâsi, selâmeti ve istiklâli için dua edilecektir. Bu merasim-i diniye ve vataniyenin ifasindan ve camilerden çikildiktan sonra bilâd-i Osmaniye’nin her tarafinda makam-i hükûmete gelinerek Meclis’in küsadindan dolayi resmen tebrikât icra edilecektir. Her tarafta Cuma namazindan evvel münasip surette mevlid-i serif okunacaktir.
5– Is bu tebligin hemen nesrü tamimi için her vasitaya müracaat olunacak ve serian en ücra köylere, en küçük kitaat-i askeriyeye, memleketin bilûmum teskilat ve müessesatin iblagi temin edilecektir. Ayrica, büyük levhalar halinde her tarafa talik ve mümkün olan mahallerde tabi ve teksir ve meccanen tevzi edilecektir.
6– Cenab-i Hakk’tan muvaffakiyet-i kâmile tazarru olunur. Heyet- Temsiliye Namina. Mustafa Kemal”

Esasen paranın gönderilme maksadı ve kaynağı tamamen dinidir. İş Bankası ise, dinen yasak olan Riba/faiz ile iştigal eden bir kurumdur.. Dolayısı ile iş dinen, hukuken ve ahlaken, aklen batıl bir işlemdir.. Bu yanlışın iptali gerekir..

Mustafa Kemal ömrü boyunca asker ve siyaset adamı olarak görev yapmıştır. Zengin bir aileden de gelmediği düşünülürse, bu kadar servet edinmesi esasen mümkün değildir..

9-Madem Cumhuriyet ve TBMM yasa gereği Hilafet makamı yerine kaimdir, bu paranın hükümet üzerinden Diyanete aktarılması gerekir..

Bu konu ile ilgili yasal düzenleme aynen şöyledir:

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN (1) (2)
Kanun Numarası : 431
Kabul Tarihi : 3/3/1924
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 6/3/1924 Sayı: 63
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 5 Sayfa: 323
Madde 1 - Halife halledilmiştir. Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır.
Madde 2 - 5 - (Mülga: 15/5/1974 - 1803/8 md.)
Madde 6 - İkinci maddede mezkür kimselere masarifi seferiyelerine mukabil bir defaya mahsus ve derecesi servetlerine göre mütefavit olmak üzere Hükümetçe tensip edilecek mebaliğ ita olunacaktır.
Madde 7 - İkinci maddede mezkür kimseler Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahi-
lindeki bilcümle emvali gayrimenkulelerini bir sene zarfında Hükümetin malümat
ve muvafakatiyle tasfiyeye mecburdurlar. Mezkür emvali gayrimenkuleyi tasfiye etmedikleri halde bunlar Hükümet marifetiyle tasfiye olunarak bedelleri kendilerine verilecektir.
Madde 8 - Osmanlı İmparatorluğunda Padişahlık etmiş kimselerin Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki tapuya merbut emvali gayrimenkuleleri millete intikal etmiştir.
Madde 9 - Mülga Padişahlık sarayları, kasırları ve emlakini sairesi dahilindeki mefruşat, takımlar, tablolar, asarınefise ve sair bilumum emvali menkule millete intikal etmiştir.
Madde 10 - Emlaki Hakaniye namı altında olup evvelce Millete devredilen emlak ile beraber mülga Padişahlığa ait bilcümle emlak ve sabık Hazinei Humayun, muhteviyatlariyle birlikte saray ve kasırlar ve mebani ve arazi Millete intikal etmiştir.
Madde 11 - Millete intikal eden emvali memkule ve gayrimenkulenin tesbit ve muhafazası için bir nizamname tanzim edilecektir.
Ek Madde 1 - (Ek: 16/6/1952-5958/1 md.)
İkinci madde gereğince Türkiye`ye gelebileceklerin müracaatları halinde Türkiye`ye gelmek ve Türkiye`de ikamet etmek şartları aranmaksızın vatandaşlığa alınmalarına Bakanlar Kurulu karar verebilir.
(1) 15/5/1974 tarih ve 1803 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince 16/6/1952
tarih ve 5958 sayılı Kanunla kadın mensuplara tanınan haklar, bu durumdan
istifade etmek isteyen erkek mensuplar hakkında da uygulanır.
(2) Bu Kanun ile ilgili olarak; Mülga, 11/2/1964 tarih ve 403 sayılı "Türk
Vatandaşlığı Kanunu"nun 46 ncı maddesine bakınız. (R.G:22/2/1964-11638)
Ek Madde 2 - (Ek: 16/6/1952 - 5958/1 md.)
İkinci madde hükmünden istifade edenler bu kanunun yürürlüğe girmesinden
itibaren umumi hükümler dairesinde mal edinebilirler. Bu suretle Türkiye`de mal
edinenlerden ölenlerin ikinci maddeden istifade edemiyen varislerine ait hisseler sulh mahkemesince bir sene içinde tasfiye olunarak tutarı kendilerine ödenir.
Ek Madde 3 - (Ek: 16/6/1952 - 5958/1 md.)
Bu Kanuna müsteniden yurda gelmek hakkını haiz olanlar 27 Ağustos 1324 ve
20 Nisan 1325 tarihli iradeler ve 431 sayılı kanun ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 245 sayılı tefsir kararı gereğince millete intikal etmiş olan bilumum menkul ve gayrimenkul mallar üzerinde miras sebebiyle veya diğer her hangi bir sebeple hak iddia edemezler.
Ek Madde 4 - (Ek: 16/6/1952 - 5958/1 md.)
Türkiye`ye gelenler veya Türk vatandaşlığını iktisap edenler (sultan, hanımsultan, kadınefendi, prens ve prenses) gibi hanedana nispet ifade eden elkab ve unvanları kullanmaktan memnudurlar.
İkinci madde hükmünden istifade edenlerden memnuiyet hilafına harekette bulunanlar altı aydan iki yıla ve bu unvanları bu kimseler hakkında iltizamen kullananlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Madde 12 - İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren meriyülicradır.
Madde 13 - İşbu kanunun icrayı ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
431 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
Yürürlükten Kaldırılan Hüküm Tarihi Sayısı Maddesi
16/6/1952 5958 2
431 sayılı Kanunun ve diğer kanunların Bu Kanuna aykırı hükümleri ile 5371 Sayılı Kanun
431 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun No: Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler Yürürlüğe giriş tarihi
------------ ----------------------------------------------- --------------------------
5958 - 23/6/1952
1803 - 18/5/1974

10-Bu açıdan Müslüman bir kişi ve aynı zamanda bir yurttaş olarak davaya müdahil olarak katılmak istiyorum.

11-Bu konuda ilgili tüm kişi ve kuruluşlardan bilgi ve belge talep edilmesi gerektiğini düşünüyorum.. İş Bankası kayıtları yanında o günki işlemlerle ilgili kayıtlar, yazışmalar ve basın açıklamalarının da ayrıca toplanması gerekir.

12-Ayrıca Mustafa Kemalin açıklanan dışında özel bir vasiyeti olup olmadığının, konu ile ilgili olarak eşi ile yazışmalarının ve özel bilgi ve belgelerinin Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlık ve Türk Tarih kurumundan sorulması gerekir..

13-Mustafa Kemalin mal varlığı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.. Hayat kronolojisine baktığımızda, anne-babasından bir servet sahibi değildir.. Ömrü boyunca devlet memuru olmuştur. Oysa servet olarak çok büyük bir servet sözkonusudur.. Mustafa Kemalin mal varlığı, vasiyeti, gelirleri ile ilgili Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Genel Kurmay Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu, CHP ve İş Bankasından bilgi talep edilmesi gerekir.. Bu güne kadar bu konularda açılmış davalar varsa bunların dosyalarının da Adalet Bakanlığından talep edilmesi gerekir..

14-Bu anlamda İş Bankasındaki Mustafa Kemal Atatürk, Celal Bayar ve diger ortakların hesaplarının dondurulması ve tedbir konulması gerekir..

NETİCE VE TALEP :Müslüman bir kişi olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bu işlemde benim yarar ve zararım bulunmaktadır.. Diyanet İşleri Başkanlığı bir kamu kurumudur ve Müslümanların hak ve hukukundan sorumludur.. Ülkemde hukukun tesis etmesi, haksız tasarrufların önlenmesi ayrıca gerek Norm Hukuk statüsündeki uluslararası sözleşmelerle korunan, gerekse anayasa ve yasalarda ifade edilen KAMU YARARI nın da ötesinde, devletin varlık ve meşruiyeti ile yakından alakalı bir husustur.. Burada HAKSIZ BİR MÜLK EDİNME, KAMU KAYNAKLARININ YAĞMALANMASI ve GASP gibi vahim bir durum sözkonusudur.. Bu durumunda dikkate alınacak ayrıca tarafınızdan Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUnda bulunulması gerekir..

Bir yurttaş olarak bu konudaki hak ve hukukun korunması açısından MÜDAHİLLİK TALEBİnde bulunuyorum.. Aynı şekilde, dava dosyasındaki evrakların da tasdikli bir suretini talep ediyorum.

Bu arada Mustafa Kemalin gerçek mal varlığının tesbiti için Osmanlı arşivleri ve Cumhuriyet arşivlerindeki rütbe ve görev durumu da değerlendirilerek maaş ve gelirlerinin tesbiti gerekmektedir.

Bu çerçevede, haksız bir tasarrufa fırsat vermemek için İŞ BANKASIndaki Mustafa Kemalin, Celal Bayar’ın ve diger ortakların hisselerinin TEDBİR OLARAK DONDURULMASI VE KAYYUMA DEVRİ GEREKİR.. Esasen İŞ BANKASI üzeirnde CHP nin tasarrufları da, HUKUKA AYKIRI, Diğer siyasi partiler açısından Anayasanın EŞİTLİK İLKESİNE ve siyasi partiler kanununa aykırı bir durumdur..

Fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 1920 TL nin tarafıma verilmesini talep ediyorum.

Bu sebeblerle, konunun incelenmesi, bu konuda şu birimlerden bilgi talep edilmesini ve gereğini arz ve talep ederim.

-Cumhurbaşkanlığı’ndan konu ile ilgili bilgi ve belge talebi,
-TBMM Başkanlığından konu ile ilgili bilgi ve belge talebi,
-Başbakanlıktan konu ile ilgili bilgi ve belge talebi,
-Adalet Bakanlığından Mustafa Kemalin Mal varlığı ile ilgili Kanun, karar ve kararnamelerle ilgili bilgi ve belge talebi,
-Maliye Türk Tarih Kurumunda konuyla ilgili bilgi ve belge talebi,
-Türk Dil Kurumundan bilgi ve belge talebi,
-İş Bankası ve ilgili birimlerinden bilgi ve belge talebi,
-Milli Savunma Bakanlığından bilgi ve belgetalebi,
-Genel Kurmay Başkanlığından bilgi ve belge talebi,
-Milli İstihbarat Teşkilatından bilgi ve belge talebi
-Milli Emniyet Teşkilatından bilgi ve belge talebi
-Ayrıca ve özellikle, Diyanet İşleri Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünde de konu ile ilgili bilgi ve belge talep edilmesi gerekir..
-Osmanlı Arşivi ve Cumhuriyet Arşivlerinden ayrıca konuyla ilgili bilgi talep edilmesini talep ediyorum.
-CHP’den ve Halkevlerinden , İstanbul Büyükşehir Atatürk Kitaplığı ve Milli Kütüphaneden bilgi ve belge talebinde bulunulmasını talep ediyorum..
-Ticaret ve Sanayi Bakanlığından bilgi ve belge talebi,
-Nafia/İmar-İskan- Şehircilik Bakanlığı ve Tapu, İlgili dairelerden bilgi ve belge talebi,
-Ankara Büyükşehir belediyesinden bilgi ve belge talebinde bulunulmasını talep ediyorum.
Saygılarımla.

Adem Çevik, Adalet Platformu Başkanı




EK’LER
1-Orman Çiftliği Belgesi, Osmanlı Arşivi
2-23/6/1937 tarihli Osmanlı Arşivi Belgesi
3-11/6/1937 tarihli Osmanlı Arşivi Belgesi
4-11/6/1937 Trapzon Köşkü tarihli Osmanlı Arşivi Belgesi
5-18 Şubat 2013 İHA haberi Ülkü Adatepe miras davası
6-28 Şubat 2013 DHA Haberi Kaza mı Suikast mi?
7- İhsan Subaşı’nın 24 Ocak 2013 tarıhli Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası- Türkiye İş Bankası birleşmesi yazısı
8- Ali İhsan Karacan’ın İtibarı Milli Bankası Hisseleri Meselesi adlı yazısı
9- Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası hisse senetlerinin bedelini istiyorlar haberleri 28 Ocak 2013
10- AA’nın İş Bankası'nı Genelkurmay'a ihbar ettiler 15 Mart 2013 tarihli haberi
11- Taraf Gazetesi’nin 16 Mart 2013 tarihli yazsısı
12- Haber7.com’un Iş Bankasına Dava Açılmasının Nedeni, İttihat Terakki ile CHP’nin İŞ Bank Kavgası ve İş Bankası’nda Damat Ferit Kavgası başlıklı haberleri
yazının kaynağı ve devamı burada;



http://www.adaletplatformu.com/?Syf=18&Hbr=603272&/Adem%C3%87evik:-%E2%80%9CCHP-%C4%B0%C5%9EBANK-Hilafet-Paralar%C4%B1n%C4%B1-GASP-Etti%E2%80%9D,-%E2%80%9CCHP%E2%80%99nin-%C4%B0%C5%9EBANK-hisseleri-Diyanet%E2%80%99in-Olsu%E2%80%9D-%E2%80%9CCHP-%C4%B0%C5%9EBANK-kendinden-4-kat-b%C3%BCy%C3%BCk-Osmanl%C4%B1-%C4%B0tibari-Milli- 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder